12 Mayıs 2026, Salı
18:37

Halk sağlığı hizmetlerinde erken tanı ve sağlıklı yaşam vurgusu

Halk sağlığı hizmetlerinde erken tanı ve sağlıklı yaşam vurgusu

“Radyo Nabız Özel” programına katılan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, Türkiye’de yürütülen halk sağlığı çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

ANKARA - BHA 

Programda aile sağlığı hizmetlerinden kanser taramalarına, sigarayla mücadeleden sağlıklı yaşam projelerine kadar birçok başlık gündeme geldi.

Radyo Nabız Özel programına konuk olan Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, aile hekimliğinden bağımlılıkla mücadeleye kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaları kamuoyuyla paylaştı.

​Doç. Dr. Öz, halk sağlığı hizmetlerinin sadece hastanelerle sınırlı olmadığını, su sanitasyonundan bulaşıcı hastalıklara kadar hayatın her alanında var olduklarını belirtti. Türkiye genelinde hizmet veren 8 bin 330 Aile Sağlığı Merkezi’nin sistemin kalbi olduğunu vurgulayan Öz, "30 bini aşkın aile hekimimizle; aşılama, gebe takibi ve kronik hastalık izlemlerini ücretsiz gerçekleştiriyoruz" dedi.

Kanserle mücadelede geçen yılın "rekorlar yılı" olduğunu ifade eden Genel Müdür Öz, çarpıcı rakamlar paylaştı. Meme, rahim ağzı ve kolorektal kanser türlerinde toplamda 7 milyon 700 bin kişiye tarama yapıldığını açıklayan Öz, şu bilgileri verdi:
​"Taramalar neticesinde 276 bin riskli bulgu tespit ettik. Yaklaşık 28 bin vatandaşımıza ise henüz hastalığın başında, yani erken dönemde teşhis koyarak tedaviye başlamalarını sağladık. Bu, binlerce hayatın kurtulması demek."

​Tütün kullanımıyla mücadelenin halk sağlığı vizyonunun en önemli ayaklarından biri olduğunu söyleyen Öz, Türkiye’de her yıl 125 bin kişinin sigara kaynaklı nedenlerle yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Sigarayı bırakmak isteyenler için 1500 poliklinikte danışmanlık ve ilaç desteğinin tamamen ücretsiz sunulduğunu belirterek vatandaşları Alo 171 hattına başvurmaya davet etti.

Konuşmasında anne ve çocuk sağlığına da geniş yer ayıran Doç. Dr. Öz, Türkiye’deki sezaryen oranlarının yüksekliğine dikkat çekti. Sezaryenin bir tercih değil, tıbbi bir zorunluluk olması gerektiğini savunan Öz, "Her Gebeye Bir Ebe" modeli ve ülke genelindeki 1500 gebe okulu ile normal doğumu teşvik ettiklerini sözlerine ekledi.

Uzmanlar ise koruyucu sağlık hizmetlerinin toplum sağlığındaki önemine dikkat çekerek, vatandaşların aile sağlığı merkezleri ile sağlıklı hayat merkezlerinden daha aktif yararlanmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.

Benzer Haberler